Hatay'da kullanılan kelimeler ve anlamları ( Hatay ağzı )

sonay web
#1
hatay-agzi1.jpg

Hatay'da kullanılan kelimeler ve anlamları ( Hatay ağzı )
Kaynak : Hatay'dan bir yudum - Hatice Burç

Anteke : Antakya
Antizlomak : tekme atmak boş yere dolaşıp durmak
Azze : Hadi canım sende
Avcu mumu kokluyorum : nereden bileyim
Alim : Zifiri Karanlık
Ahar : nişasta ve su ile pişmiş bir tür yapıştırıcı veya sevimsiz durgun kişi
Addür kuddür : çarpık çurpuk felçli gibi
Atabe : Eşik
Ağı Tuz : çok tuzlu
Akit : çok katı bir şeker şerbeti, ağdalı
Asım suyu : kaynamış etim suyu
Acve : Arabistan hurması
Aşkar : Sara , sarışın
Akkuş bükküş : Eğri büğrü
Arfa turfa : Sanki güçlükle elde edilmiş bir çocuk
Arrıtlanmak : Lüzumsuz yere çalım satmak
Avazını versin : Karşılığını versin ecrini layığını versin
Alven - Afşen : Karma karışık
Allek : Dönek , mızmız
Affara : Hasat sonu tarlada bırakılan artığın orada çalışan işçiler tarafından ikram olarak toplatılması
Avrat Amtisi : Kadın cemiyet havadislerinden hoşlanan erkek tipi
Annem : Turunçgillerden bir tür ağaç kabuğuna denir
 
Son düzenleme yönetici tarafından yapıldı:
#2
Bes : Yalnız işte o kadar
Bak kene : Bak ona, bak şuna ( ver kene keni )
Bakığım zaten : Zaten baktım
Bre : Erkek çocuklara bir çağırış tarzı
Berş : Su testisi
Bezzeke : Sümüklü böcek
Bahlek : Bön bön bakan yuvarlak gözler
Behtek : Lüzumsuz ve boş konuşan
Bahtenis : Maydonoz
Berbihlenmek : Başkasının yaptığı iyi işlerden yararlanmak
Behtil : Çok çirkin daha bir beter
Bürke : Havuz
Battal olmuş : Terkedilmiş
Binnik : Dışı hasırla örülmüş iki kulplu rakı şişesi
Berdiye : Sıtma
Balk etti : Ani olarak, elektriklenmiş gibi acıdı
Bıgıl Bıgıl : Çok üremiş ( beden için kullanılır )
Bissehel : Öğleden sonra
Beh , beh : Dilsi
Belli : Evet öyle
Belben : Pekmez pestili
Basta : İşportacı tezgahı
Börü : Umacı
Ballıtlamak : Hakkını korumaya meydan vermeden lafı ağzında brıakmak
 
#3
Çer alası : Şeytan çarpması
Çahşur veya çanşır : Köylü odunu
Celfin : Piliç
Cimem : Çöp tabak
Carra : Büyük toprak testi
Cam tası : Hamam tası
Cilbirti : Bir tür çorba
Ciğri büyük : Sevimsiz kanı ağır
Çalkandım : Heyecanlandım altüst oldum
Çiçek gazel olmuş : Çiçek solmuş yapraklarını dökmüş
Cıfıt : Mecazi olarak çok cimri
Çepel : Kirli bulaşık
Cızzık : Çizgi
Çimzirmek : Çimdiklemek
Çimzik : Bir çimdik tuz gibi tutam
Cırındık : Etin içerisindeki beyaz sinir telleri
Cevcillemek : Bulgur gibi şeyleri ıslatarak içindeki taş veya toprağı dibe çökertmek
Çelem : Şalgam
Cıvık : Katı olmayan Suluca
Çömçe : Çok uzun saplı ve ortası çukur tahta kaşık
Cevizittitop: Hint cevizi
Cekkum cukkum : Eğri büğrü
Celep : Bir işe yaramayan insan eğitilmemiş
Çemkirmek : Saygısızca saat cevap vermek
Çemremek : Sıvamak elbisenin kolunu sıvamak
Çimmek : Yüzmek denizde yüzmek
Cerrar : Gözü doymayan hep isteyen Haris
Cıncık: Ufak cam parçaları cam kırıkları
Cücük : Kanatlı hayvan yavrusu veya marul soğan gibi sebzelerin orta kısmı
Çıngıl : Kıvılcım
Cerbu : Büyük fare
Curun : Hamam kurnası Veya buna benzer oyuk taş
Cübürannik : Hiç doymayan Obur
Cevcirlemek : Taneli zahireleri sulandırarak yabancı maddelerden arındırmak
Cırhıt : Çok eski artık kullanılamaz halde olmak
Çipiklemek : Alkışlamak el çırpmak
 
Son düzenleme:
#4
Dardağan : Ardıca benzeyen tek çekirdekli bir orman yemişi
Dübbe : Çok şişman
Düğürcük : Bulgurun en ince artığı
Dıbık : Yapışkan , ele bulaşan
Dahnek : Sopa
Dolak : Namaz için başörtüsü
Dünbek : Darbuka
Düdük : Düdük gibi çok dar
Dıbkı : Kuşları yakalamak için ağaçlara yerleştirilen yapışkan bir tuzak macunu
Dinelmek : Ayakta Durmak
Dudukuşu : Papağan
Damlacığın yeğin gele : Sana kötü bir hastalık gelsin felç gibi gut gibi
Daraba : Kepenk
Dünbük : Zarar verici şaka veya yersiz hareket
 
#5
Eğeyi : Kaburga kemikli büyük et parçası
Elleşmeyin : Dokunmayın
Eşki pekmez : Ekşi arılardan kaynatılarak elde edilen sıvı
Elinin artığı : Yemek pişirme konusunda Sen daha iyisini yaparsın anlamına gelen bir iltifat
 
#6
Fethelenmek : Nişanlanmak - evlilik öncesi
Fıttıs : Karanlık
Firik : Özel bir buğdayın tam olgunlaşmadan sapı ile aleve tutularak elde edilen bir tür bulgur
Fış : İçi boş
Fırıcıtmak : Fırlatıp atmak
Feştişlenmek : Dağıtıp şeklini bozmuş
Feşşiklenmek : Kıyafetler için deforme olmuş anlamında
Fıska fıska : Küçük kabarcıklar
 
#7
Galle : Kıymetli eşya kasa
Garbil : Kalbur
Güyüm : Büyük toprak su kabı
Gazilbenet : Pişmaniye
Gureybe : Kurabiye
Gar : Defne ( bir zeytin türü )
Gece Kuşu : Baykuş
Geda iliği : Kopça agraf